KOLON KANSERİ

Kolon (Bağırsak) Kanserleri

Kolon kanserleri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre erke ve kadınlarsa en sık görülen ilk 3 kanser arasında olup tüm Dünya’da yıllık 1.8 milyon kişi kolon kanser tanısı almakta ve yıllık yaklaşık 860.000 ölüm gözlenmektedir (1). Ülkemiz Sağlık Bakanlığı verilerine görede kolon kanserleri erkek ve kadınlarda 3.sıklıkta görülen kanserdir (2). Son yıllardaki etkin tedaviler sayesinde ölüm riskinde azalma sağlanmıştır.

Kolon kanserlerinde en sık gördüğümüz belirtiler: Dışkılama alışkanlıklarında ishal-kabızlık gibi değişikliklerin olması ve uzun sürmesi, dışkılama sırasında tam boşalmadığı hissi, dışkıda taze kan görülmesi ve/veya dışkı renginde koyulaşma, karında şişkinlik, kramp tarzında ağrı veya gaz şikâyeti, açıklanamayan kilo kaybı olması ve halsizlik çabuk yorulma görülmesidir (3). Bu sebeple yukarıda ki şikayetlerden bir veya birkaçı sizlerde uzun süreden beri (1-2 ayı geçen sürede) mevcut ise mutlaka aile hekiminize veya uzman bir doktora başvurmanız erken tanı ve tedavi açısından oldukça önemlidir.

 

Kolon Kanseri için Başlıca Risk Faktörleri

2 grupta incelenebilir. Bunlar değiştirilebilir veya değiştirilemeyen risk faktörleri olarak ayrılabilir.

Değiştirilebilir risk faktörleri en sık yaşam tarzı ile ilgili olan faktörler olup aşırı kilolu olmak, fiziksel olarak az hareket etmek, sigara ve diğer tütün ürünlerini tüketmek, işlenmiş besinlerin fazlaca tüketilmesi (salam, sosis, kırmızı et gibi) veya sebze ve meyve tüketiminin az olması sayılabilir. Bunların dışında aşırı alkol tüketimi, şeker hastalığı (diyabet) ve safra kesesi ameliyatıda kolon kanserinde artmış riske yol açmaktadır.

Değiştirilemeyen risk faktörleri ise daha çok ailesel ve genetik olarak mevcut olan durumlar ile ilgili olup ailesel adenomatöz polipozis (FAP) ve Lynch sendromu kolon kanseri ile ilişkili en sık genetik risk faktörleri olup tüm kolon kanserlerinin yaklaşık %5’ini oluştururlar. Bunların yanında %10 kolon kanserinde başka genetik mutasyonlar ((APC, biallelic MUTYH, BRCA1 and BRCA2, PALB2, CDKN2A, and TP53) kolon kanseri riskinde önemli artış yapan sebeplerdendir.

Değiştirilemeyen diğer önemli risk faktörleri ise ileri yaş, bağırsakta multiple poliplerin olması, inflamatuar barsak hastalığı olması (ülseratif kolit ve Crohn gibi), daha önceden barsak kanseri geçirmiş olmak, karın bölgesine radyoterapi almak ve kistik fibröz sayılabilir

Tanı

Kolon kanser tanısında ilk olarak gaytada gizli kan testi ile dışkıda kan varlığı veya kan tahlilerinde beklenmeyen anemi (kansızlık) şüphesi olması ile şüphelinir ve kesin tanı için kolonskopi ile tüm barsak segmenti kameralı bir sistem ile kontrol edilir ve şüpheli bulgular, polip veya ülsere lezyonlardan alınan biyopsi ile tanı konulur.

Kolon kanseri tanısı konulan bir bireyde mutlaka ayrıntılı fizik muayene ve kan tahlillerini takiben radyolojik görüntülemeler (Tomografi, MRI veya PET CT) ile hastalığın başka organlara yayılıp yayılmadığı (Metastaz) saptanmalıdır.

Ülke genelinde kalın bağırsak kanser taramaları

50-70 yaş arasında kadın ve erkek nüfusa Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) gaitada gizli kan kiti ile hızlı, pratik ve güvenilir bir şekilde 2 yılda bir ücretsiz olarak yapılmaktadır. 50-70 yaş arasında kişilere, her 10 yılda bir de kolonoskopi ile tarama önerilmektedir. Ailede kalın bağırsak polipleri, kalın bağırsak kanseri, ülseratif kolit, Crohn Hastalığı ya da kalıtsal polipozis veya polipozis dışı sendrom öyküsü olan bireylerde 40 yaşından itibaren taramaya başlanmaktadır

Tedavi

Kolon kanserlerinin tedavisinde ilk olarak 2 faktör önemlidir. Birincisi kanserin evresi ikincisi ise kanserin yerleşim yeridir. Erken evre veya lokal ileri kolon kanserlerinde tedavi ilk önce cerrahi iken rektum kanserlerinde ise sıklıkla neoadjuvan (ameliyattan önce) kemoterapi ile radyoterapi (Işın) tedavisi verilerek tümör küçültülür ve sonrasında hasta opere edilir. Metastatik yani evre 4 hastalarda ise sistemik tedavi asıl olan tedavi modalitesidir.

Son zamanlarda kolon kanserlerinin tedavisinde bir çok genetik faktör, kanserin yerleşim yerinin önemi ve immunoterapi gibi yenililkler tedavilerde ve hastaların yaşam sürelerinde anlamlı uzamalara yol açmıştır. Artık rutin pratiğimizde metastatik kolon kanserli bir hastada RAS mutasyonları, BRAF mutasyonu bir çok merkezde bakılmakta ve bu mutasyonların durumuna göre kemoterapiye hedefe yönelik biyolojik ajanlar eklenmekte ve onkolojik sonuçlarda anlamlı düzelmeler sağlanmaktadır. Yine son zamanlarda popüler olan immunoterapide kolon kanserlerinde sınırlıda olsa belli hasta grubunda (Mikrosatellit instibilatesi yüksek olan- MSI high) uygulanabilmektedir.

Kolon kanserlerinde uyguladığımız kemoterapötik ajanlar ise oksaliplatin, irinotekan, Fluorourasil bazlı kombine tedaviler olup daha iler aşamalarda regorafenib, Trifluridine/tipiracil gibi ajanlar uygulanmaktadır. Biyolojik ajanlar (Bevacizumab, Cetuksimab, Panitumumab gibi) ise sıklıkla kemoterapilere eklenmektedir.

Tüm bu gelişmelere karşın kolon kanserinde hastalığın erken teşhisi halen en önemli prognostik belirteç olup erken evre kolon kanserinde 5 yıllık yaşam oranı %70’ lerin üzerinde iken metastaik yani evre 4 hastalıkta bu oran %10’un altında kalmaktadır.

 

İçerik aşağıdaki linkten alınmıştır.
https://www.kanser.org/saglik/toplum/kanser-turleri-alt-kategori/kolon-bagirsak-kanserleri

 

KOLON KANSERİ

Kolon (Bağırsak) Kanserleri

Kolon kanserleri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre erke ve kadınlarsa en sık görülen ilk 3 kanser arasında olup tüm Dünya’da yıllık 1.8 milyon kişi kolon kanser tanısı almakta ve yıllık yaklaşık 860.000 ölüm gözlenmektedir (1). Ülkemiz Sağlık Bakanlığı verilerine görede kolon kanserleri erkek ve kadınlarda 3.sıklıkta görülen kanserdir (2). Son yıllardaki etkin tedaviler sayesinde ölüm riskinde azalma sağlanmıştır.

Kolon kanserlerinde en sık gördüğümüz belirtiler: Dışkılama alışkanlıklarında ishal-kabızlık gibi değişikliklerin olması ve uzun sürmesi, dışkılama sırasında tam boşalmadığı hissi, dışkıda taze kan görülmesi ve/veya dışkı renginde koyulaşma, karında şişkinlik, kramp tarzında ağrı veya gaz şikâyeti, açıklanamayan kilo kaybı olması ve halsizlik çabuk yorulma görülmesidir (3). Bu sebeple yukarıda ki şikayetlerden bir veya birkaçı sizlerde uzun süreden beri (1-2 ayı geçen sürede) mevcut ise mutlaka aile hekiminize veya uzman bir doktora başvurmanız erken tanı ve tedavi açısından oldukça önemlidir.

Kolon Kanseri için Başlıca Risk Faktörleri

2 grupta incelenebilir. Bunlar değiştirilebilir veya değiştirilemeyen risk faktörleri olarak ayrılabilir.

Değiştirilebilir risk faktörleri en sık yaşam tarzı ile ilgili olan faktörler olup aşırı kilolu olmak, fiziksel olarak az hareket etmek, sigara ve diğer tütün ürünlerini tüketmek, işlenmiş besinlerin fazlaca tüketilmesi (salam, sosis, kırmızı et gibi) veya sebze ve meyve tüketiminin az olması sayılabilir. Bunların dışında aşırı alkol tüketimi, şeker hastalığı (diyabet) ve safra kesesi ameliyatıda kolon kanserinde artmış riske yol açmaktadır.

Değiştirilemeyen risk faktörleri ise daha çok ailesel ve genetik olarak mevcut olan durumlar ile ilgili olup ailesel adenomatöz polipozis (FAP) ve Lynch sendromu kolon kanseri ile ilişkili en sık genetik risk faktörleri olup tüm kolon kanserlerinin yaklaşık %5’ini oluştururlar. Bunların yanında %10 kolon kanserinde başka genetik mutasyonlar ((APC, biallelic MUTYH, BRCA1 and BRCA2, PALB2, CDKN2A, and TP53) kolon kanseri riskinde önemli artış yapan sebeplerdendir.

Değiştirilemeyen diğer önemli risk faktörleri ise ileri yaş, bağırsakta multiple poliplerin olması, inflamatuar barsak hastalığı olması (ülseratif kolit ve Crohn gibi), daha önceden barsak kanseri geçirmiş olmak, karın bölgesine radyoterapi almak ve kistik fibröz sayılabilir

Tanı

Kolon kanser tanısında ilk olarak gaytada gizli kan testi ile dışkıda kan varlığı veya kan tahlilerinde beklenmeyen anemi (kansızlık) şüphesi olması ile şüphelinir ve kesin tanı için kolonskopi ile tüm barsak segmenti kameralı bir sistem ile kontrol edilir ve şüpheli bulgular, polip veya ülsere lezyonlardan alınan biyopsi ile tanı konulur.

Kolon kanseri tanısı konulan bir bireyde mutlaka ayrıntılı fizik muayene ve kan tahlillerini takiben radyolojik görüntülemeler (Tomografi, MRI veya PET CT) ile hastalığın başka organlara yayılıp yayılmadığı (Metastaz) saptanmalıdır.

Ülke genelinde kalın bağırsak kanser taramaları

50-70 yaş arasında kadın ve erkek nüfusa Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) gaitada gizli kan kiti ile hızlı, pratik ve güvenilir bir şekilde 2 yılda bir ücretsiz olarak yapılmaktadır. 50-70 yaş arasında kişilere, her 10 yılda bir de kolonoskopi ile tarama önerilmektedir. Ailede kalın bağırsak polipleri, kalın bağırsak kanseri, ülseratif kolit, Crohn Hastalığı ya da kalıtsal polipozis veya polipozis dışı sendrom öyküsü olan bireylerde 40 yaşından itibaren taramaya başlanmaktadır

Tedavi

Kolon kanserlerinin tedavisinde ilk olarak 2 faktör önemlidir. Birincisi kanserin evresi ikincisi ise kanserin yerleşim yeridir. Erken evre veya lokal ileri kolon kanserlerinde tedavi ilk önce cerrahi iken rektum kanserlerinde ise sıklıkla neoadjuvan (ameliyattan önce) kemoterapi ile radyoterapi (Işın) tedavisi verilerek tümör küçültülür ve sonrasında hasta opere edilir. Metastatik yani evre 4 hastalarda ise sistemik tedavi asıl olan tedavi modalitesidir.

Son zamanlarda kolon kanserlerinin tedavisinde bir çok genetik faktör, kanserin yerleşim yerinin önemi ve immunoterapi gibi yenililkler tedavilerde ve hastaların yaşam sürelerinde anlamlı uzamalara yol açmıştır. Artık rutin pratiğimizde metastatik kolon kanserli bir hastada RAS mutasyonları, BRAF mutasyonu bir çok merkezde bakılmakta ve bu mutasyonların durumuna göre kemoterapiye hedefe yönelik biyolojik ajanlar eklenmekte ve onkolojik sonuçlarda anlamlı düzelmeler sağlanmaktadır. Yine son zamanlarda popüler olan immunoterapide kolon kanserlerinde sınırlıda olsa belli hasta grubunda (Mikrosatellit instibilatesi yüksek olan- MSI high) uygulanabilmektedir.

Kolon kanserlerinde uyguladığımız kemoterapötik ajanlar ise oksaliplatin, irinotekan, Fluorourasil bazlı kombine tedaviler olup daha iler aşamalarda regorafenib, Trifluridine/tipiracil gibi ajanlar uygulanmaktadır. Biyolojik ajanlar (Bevacizumab, Cetuksimab, Panitumumab gibi) ise sıklıkla kemoterapilere eklenmektedir.

Tüm bu gelişmelere karşın kolon kanserinde hastalığın erken teşhisi halen en önemli prognostik belirteç olup erken evre kolon kanserinde 5 yıllık yaşam oranı %70’ lerin üzerinde iken metastaik yani evre 4 hastalıkta bu oran %10’un altında kalmaktadır.

 

İçerik aşağıdaki linkten alınmıştır.
https://www.kanser.org/saglik/toplum/kanser-turleri-alt-kategori/kolon-bagirsak-kanserleri

Referanslar :
1.
 
MERCURY KODU : IOTR20NP00163 – 02/2020