PROSTAT KANSERİ

Prostat sadece erkeklerde bulunan salgısı olan bez yapısında bir organdır. Prostat bezi mesanenin hemen altında, rektumun önünde bulunur.  İdrarı, idrar kesesinden penise taşıyan bir kanal olan üretrayı sarmaktadır. Bu kanal semeni de taşımaktadır. Bu semen spermin canlı ve sağlıklı kalmasına yardımcı olan sıvının bir bölümünü üretir. Bu görevi yapabilmesi için erkek cinsiyet hormonu olan testosterona gereksinim duymaktadır. Prostat kanseri erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık rastlanan kanser türüdür. Son yıllarda yapılan tarama ve erken teşhise olanak veren teknolojik değişimlerden sonra bu hastalığın erken evrelerde yakalayabilmek mümkün hale gelmiştir. Prostat kanseri prostat bezinden ilk kaynağını alır, tüm diğer kanserlerde de olduğu gibi prostat bezindeki hücrelerin kontrol dışı büyümelerine bağlı olarak başlar. Her altı erkekten birinde yaşam boyu prostat kanseri ile karşılaşma riski söz konusudur.

 

 

Prostat kanserinin riskleri faktörleri

Kadınlarda olan meme ve yumurtalık kanserleriyle bağlantısı bilinen BRCA2 genindeki mutasyonun, erkeklerde prostat kanserinde de riski arttırdığı gözlenmiştir. Babasında veya amcasında prostat kanseri olanların erkek çocuklarının prostat kanseri olma riski ailesel yatkınlığı olmayanlara göre çok daha fazladır.


Prostat kanserinde çevresel veya kalıtsal olmayan faktörler

Bazı erkekler prostat kanserine yakalanırken, bazı erkeklerde prostat kanserinin gelişmemesinin nedeni henüz tam bir netlik kazanmamıştır. Ancak yapılan araştırmalar, çevresel faktörlerin prostat kanseri gelişiminde genetik faktörlere nazaran daha önemli bir rol oynadığını göstermiştir.

 

  • Prostat kanserinde yaşın etkisi: Hastaların büyük kısmı 70 yaş üstü erkeklerdir. 50 yaş altı erkeklerde çok daha az sıklıkta görülür.  Erkeklerde, prostat kanserinin oluşma riski ilerleyen yaşla birlikte artar.
  • Prostat kanserinde ırk faktörü: Siyah ırka sahip erkelerde en fazla, daha sonra beyaz erkeklerde görülmektedir.
  • Prostat kanserinde beslenme: Beslenme ile prostat kanseri riski arasında net bir kanıtlanmış bir bilimsel veri yoktur.

 


Prostat kanseri belirtileri nelerdir?

Prostat kanseri başlangıç aşamasında genellikle belirti vermemektedir. Prostat kanseri işeme belirtileri verdiğinde prostatın içinde yayılmış demektir.  İleri evre prostat kanseri ise aşağıdaki belirtilere neden olabilir:

  • İdrarı az ya da yavaş yapma, özellikle akşamları sık idrara çıkma isteği, semende ve idrarda kan görülmesi.
  • Sertleşme sorunları.
  • Ağrı özellikle kemik yayılımı olan hastalarda bel ve sırt ağrısı.

 


Prostat kanseri nasıl teşhis edilir?

Prostat kanser teşhisi; Kan yoluyla bakılan prostat spesifik antijen (PSA) testi ve parmakla prostat muayene ve prostat biyopsi ile konur. Önce PSA testi ve parmakla muayene yapılır. Kanser şüphesi veren durumlarda biyopsi alınır. Prostat organı parmak mesafesinde hissedilebilen bir organdır. Prostatın makattan parmakla muayenesinde prostatın sertliği ve büyüklüğü konusunda önemli ipuçları verir. Prostatın yüzeyi pürtüklü değil ve yumuşak kıvamdadır. Sert oluşu, yüzeyinde düzensizliğin parmak ile fark edilmesi prostat kanseri için önemli muayene bulgularındandır. PSA, hem prostatın normal doku hücrelerinden hem de prostatın kanser hücrelerinden salgılanarak kana karışır. Bu sebeple hastanın kanından PSA değerine bakılır. PSA teşhiste tek başına kesin bir kanser belirteci değildir çünkü her prostat kanserinde salınımı ile ilgili bir benzerlik yoktur.

Transrektal ultrasonografi: Transrektal (makattan) ultrasonografi sırasında, küçük bir aparat rektumdan içeri sokulur. Aparat, eko üreten ve prostata çarparak geri dönen yüksek frekanslı ses dalgaları yayar. Bilgisayar, bu ekoları kullanarak anormal bölgeleri gösterebilen sonogram ile resmi oluşturur.

Biyopsi sonuçlarına göre prostat kanseri olduğunuz ortaya çıkarsa, kanserinizin ne kadar agresif olduğunu belirlemek için testler yapılabilir. Tümörün başladığı yerle sınırlı olup olmadığı (lokalize tümör) veya yayılıp yayılmadığını belirlemek üzere aşağıda ki testlerin yapılmasını istenir.

  • Kanser hücrelerinin kemik dokusuna yayılıp yayılmadığını belirlemek üzere kemik sintigrafisi.
  • Vücudun iç bölgelerinin ayrıntılı görüntülerini almak üzere manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ve/veya bilgisayarlı tomografi.
  • Hem kemik hemde diğer organ sistemlerini değerlendirmek amacıyla Ga-68 PSMA incelemesi yapılır.

Hastalığınızın evresi hakkında bilgi toplanması, aynı şekilde hangi tedavi programının en iyi sonuçları verebileceğini belirlemek için önemlidir.

Prostat kanseri nasıl evrelendirilir?

T evrelemesi; Tümörün boyutlarına göre yapılan evrelendirmedir:

T1 a,b,c,T2a: Tümör prostatın bir yanının yarısından azında sınırlı.

T2b: Tümör prostatın bir yanının yarısından fazlasında yer teşkil etmekte.

T2c: Tümör prostatın her iki lobunda.

T3 a,b: Tümör prostat kapsülünü aşmış.

T4: Tümör komşu dokulara invaze

Gleason Skorlaması

Kanser hücrelerinin normal prostat hücrelerine göre farklılaşma ve büyüme hızını değerlendiren skorlamadır. Gleason skoru 2-10 arasındadır. Skor arttıkça tümörün agresifliğinin arttığı anlamına gelir.

Çok Düşük Riskli Prostat Kanseri: T1c  evre PSA < 10; Grade group 1

Düşük Riskli Prostat Kanseri: T1-T2a evre ve Gleason skoru ≤6 ve PSA ≤10

Orta Riskli Prostat Kanseri: T2b evre ve/veya Gleason skoru =7 ve/veya 10< PSA ≤20

Yüksek Riskli Prostat Kanseri: ≥T2c evre veya Gleason skoru 8–10 veya PSA >20

Çok Yüksek riskli Prostat Kanseri: T3b-T4; primer gleason patern 5

Evre 1: Kanser, prostatla sınırlıdır ve prostatın bir kısmına yayılmıştır.

Evre 2: Prostatla sınırlı ancak evre 1’den daha ileri.

Evre 3: Kanser prostat kapsülünde

Evre 4: Kanser prostat dışına uzak lenf nodlarına ve organa yayılmış.

Prostat kanseri nasıl tedavi edilir?

1. Hormon azaltıcı veya ortadan kaldıran tedaviler

Prostat kanser hücreleri gelişmek için erkeklik hormonunu olan testosteronun uyarısına ihtiyaç duyar. Bu tedavi ile PSA yüzde 80-90’lara varan oranlarda azalma gösterir.

a) Orşiektomi (cerrahi hadım): Testisler, erkeklik hormonlarının en önemli kaynağıdır. Bu yöntemde testisler ameliyatla çıkarılmaktadır.

b) Beyinde testosteron üretiminin sinyalini durduran ilaçlar: Bu ilaçların bir kısmı santral sinir sistemindeki hipofiz adlı bezi önce üretimi arttıracak uyarı yüklemesi yapar, daha sonra da azaltarak testislerde testosteron yapımını ortadan kaldırırlar. Bu ilaçlar ayda bir veya 3 ayda bir enjeksiyon şeklinde uygulanmaktadır. Goserelin – Loprolid Asetat çeşitleri en sık kullanılır. Ya da hipofiz adlı bezi direkt fonksiyon kaybı yaptırarak testosteron üretimini durdururlar. Bu yöntemin formuda Degarelix aylık olarak cilt altı enjeksiyon şeklinde uygulanan iğnedir.

c)  Böbrek üstü bezinde hormon üretiminin baskılanması: Prostat kanseri hücreleri az da olsa erkeklik hormonu üretir ebiraterone asetat adlı ilaç bunu engeller. Abirateron her gün hap şeklinde alınan bir ilaçtır. Ayrıca aynı grupta biraz daha farklı özelliklerle etki eden yine hap şeklinde olan Enzalutamide , yeni nesil apalutamide, darolutamide adlı bir ilaçlar da vardır.

d)  Erkeklik hormonunu etkinlik gösterme alanlarını kapatarak etkisini ortadan kaldıran ilaçlar, flutamide, bicalutamide adlı ilaçlardır. Her gün alınan hap şeklinde kullanılırlar.

Azalmış veya kaybolmuş cinsel istek, penis ve testislerde küçülme, ateş basması, meme hassasiyeti ve meme dokusunda büyüme, kemik incelmesi, kansızlık, kas kütlesi kaybı, kilo alımı, yorgunluk, depresyon olarak kendini gösterir.

2. Kemoterapi; Yayılma döneminde Kabazitaksel , DosetakseL, Sisplatin - Etoposid  gibi tüm bölünen hücreler üzerine toksik ve damardan verilen ilaç tedavileridir.

3. Genetik olarak hastalık tekrarlama riski kanıtlanmış BRCA 1- 2 adı verilen DNA tamir proteini hasarı olan hastalarda, genetik onarım sisteminden kaçan genetik materyalleri PARP adı verilen DNA tamir yolağı sağlam ise yaşamına devam eder, eğer PARP yolağını dışarıdan verilen PARP yolak durdurucuları olan veliparip, olaparip, niraparip ile müdahale edilirse, hasarlı genetik materyal ölüm yoluna gider ve hasar ortadan kalkar.

4. İmmünoterapi; Yayılmış aşamadaki diğer kanserlerde olduğu gibi özellikle bir grup hastada etkinlik göstermektedir.

5. Kemik yapısını güçlendiren ilaçlar; Zoledronik asit, Denosumab en çok kullanılanlardır.

6. Işın tedavisi; Metastaz öncesi ve metastaz evrelerinde çeşitlik basmaklarda kullanılırlar.

7. Prostat cerrahisi; Açık, laparoskopik veya robotik yolla yapılması; Yöntemine cerrah ve hasta birlikte karar veriyor. Bu ameliyat tüm prostat bezi çıkarılması işlemidir.

8. Radyoaktif maddelerle tedavi, yayılmış evredeki özellikle kemik ve lenf bezi ağırlıklı tutulumu olan hastalarda bir kısmı onaylanmış bir kısmı deneysel kullanılmaktadır.  Rad. 223 tedavisi, Lutesyum tedavisi, Aktinyum 225 tedavisi gibi.

Cerrahi ve ışın tedavisinin uzun vadeli yan etkileri; Ereksiyon problemleri hastaların yarısından fazlasında görülmektedir; İdrar kaçırma çok az hasta grubunda bu sorun oluşmaktadır. Çoğu 6 aylık bir zaman sonunda düzelmektedir.

Prostat kanseri taraması

Bu kanser türü, herhangi bir belirtiye sebep olmadan yıllarca fark edilmeden devam eden bir hastalık olabilir ve ilerlemiş vakalarda, yaşamsal risk taşımaktadır. Her kanser türünde olduğu gibi prostat kanserinde de erken teşhis ile yaşam kaybı oranları azaltılabilir. Ayrıca, erken evrede tedavi edilen prostat kanserinde tedaviye bağlı yan etkiler minimum düzeyde görülmektedir. Kanserden korunma ve yüksek kanser riski taşıyan kişilere uygun tarama yöntemlerine ilgi her geçen yıl artmaktadır. Çünkü tedavi edilebilen kanserlere erken tanı konması veya kansere karşı en iyi tedavinin her şeyden önce korunmak olduğu bilincine varılmıştır.

Taramanın amacı; hastalığın tanısının erken bir aşamada, belirtiler başlamadan önce konulmasıdır. Böylece kanserin tedavi edilmesi daha olası olur. Tarama gerçekleştirilmeden önce uygulanılacak kesin bir test olmalıdır. Sağlıklı bir erkeğin yaşam boyu bu kansere karşılaşma ihtimali %15-20’dir. Bu durum hastalığın erken tanı konmasının önemini ortaya koyar.

Tarama sınır yaşı;

Riskli olmayan erkeklerde 50 yaş

Yüksek riskli hastalarda (1.derece yakınında prostat kanser öyküsü bulunan hastalar ve siyah ırk)  40-45 yaş

Prostat kanserinde tarama testleri;

  • Prostat spesifik antijen (PSA) olarak bilinen protein seviyesini ölçen kan testi,
  • Dijital-rektal (parmakla makattan) muayene ile yapılmaktadır.

 

 

İçerik aşağıdaki linkten alınmıştır.
https://www.kanser.org/saglik/toplum/kanser-turleri-alt-kategori/prostat-kanseri-nedir

PROSTAT KANSERİ

Prostat sadece erkeklerde bulunan salgısı olan bez yapısında bir organdır. Prostat bezi mesanenin hemen altında, rektumun önünde bulunur.  İdrarı, idrar kesesinden penise taşıyan bir kanal olan üretrayı sarmaktadır. Bu kanal semeni de taşımaktadır. Bu semen spermin canlı ve sağlıklı kalmasına yardımcı olan sıvının bir bölümünü üretir. Bu görevi yapabilmesi için erkek cinsiyet hormonu olan testosterona gereksinim duymaktadır. Prostat kanseri erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık rastlanan kanser türüdür. Son yıllarda yapılan tarama ve erken teşhise olanak veren teknolojik değişimlerden sonra bu hastalığın erken evrelerde yakalayabilmek mümkün hale gelmiştir. Prostat kanseri prostat bezinden ilk kaynağını alır, tüm diğer kanserlerde de olduğu gibi prostat bezindeki hücrelerin kontrol dışı büyümelerine bağlı olarak başlar. Her altı erkekten birinde yaşam boyu prostat kanseri ile karşılaşma riski söz konusudur.


 
 

 

Prostat kanserinin riskleri faktörleri

Kadınlarda olan meme ve yumurtalık kanserleriyle bağlantısı bilinen BRCA2 genindeki mutasyonun, erkeklerde prostat kanserinde de riski arttırdığı gözlenmiştir. Babasında veya amcasında prostat kanseri olanların erkek çocuklarının prostat kanseri olma riski ailesel yatkınlığı olmayanlara göre çok daha fazladır.

 

Prostat kanseri belirtileri nelerdir?

Prostat kanseri başlangıç aşamasında genellikle belirti vermemektedir. Prostat kanseri işeme belirtileri verdiğinde prostatın içinde yayılmış demektir.  İleri evre prostat kanseri ise aşağıdaki belirtilere neden olabilir: 

  • İdrarı az ya da yavaş yapma, özellikle akşamları sık idrara çıkma isteği, semende ve idrarda kan görülmesi.
  • Sertleşme sorunları.
  • Ağrı özellikle kemik yayılımı olan hastalarda bel ve sırt ağrısı.

Prostat kanseri nasıl teşhis edilir?

Prostat kanser teşhisi; Kan yoluyla bakılan prostat spesifik antijen (PSA) testi ve parmakla prostat muayene ve prostat biyopsi ile konur. Önce PSA testi ve parmakla muayene yapılır. Kanser şüphesi veren durumlarda biyopsi alınır. Prostat organı parmak mesafesinde hissedilebilen bir organdır. Prostatın makattan parmakla muayenesinde prostatın sertliği ve büyüklüğü konusunda önemli ipuçları verir. Prostatın yüzeyi pürtüklü değil ve yumuşak kıvamdadır. Sert oluşu, yüzeyinde düzensizliğin parmak ile fark edilmesi prostat kanseri için önemli muayene bulgularındandır. PSA, hem prostatın normal doku hücrelerinden hem de prostatın kanser hücrelerinden salgılanarak kana karışır. Bu sebeple hastanın kanından PSA değerine bakılır. PSA teşhiste tek başına kesin bir kanser belirteci değildir çünkü her prostat kanserinde salınımı ile ilgili bir benzerlik yoktur.

Transrektal ultrasonografi: Transrektal (makattan) ultrasonografi sırasında, küçük bir aparat rektumdan içeri sokulur. Aparat, eko üreten ve prostata çarparak geri dönen yüksek frekanslı ses dalgaları yayar. Bilgisayar, bu ekoları kullanarak anormal bölgeleri gösterebilen sonogram ile resmi oluşturur.

Biyopsi sonuçlarına göre prostat kanseri olduğunuz ortaya çıkarsa, kanserinizin ne kadar agresif olduğunu belirlemek için testler yapılabilir. Tümörün başladığı yerle sınırlı olup olmadığı (lokalize tümör) veya yayılıp yayılmadığını belirlemek üzere aşağıda ki testlerin yapılmasını istenir.

  • Kanser hücrelerinin kemik dokusuna yayılıp yayılmadığını belirlemek üzere kemik sintigrafisi.
  • Vücudun iç bölgelerinin ayrıntılı görüntülerini almak üzere manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ve/veya bilgisayarlı tomografi.
  • Hem kemik hemde diğer organ sistemlerini değerlendirmek amacıyla Ga-68 PSMA incelemesi yapılır.

Hastalığınızın evresi hakkında bilgi toplanması, aynı şekilde hangi tedavi programının en iyi sonuçları verebileceğini belirlemek için önemlidir.

Prostat kanseri nasıl evrelendirilir?

T evrelemesi; Tümörün boyutlarına göre yapılan evrelendirmedir:

T1 a,b,c,T2a: Tümör prostatın bir yanının yarısından azında sınırlı.

T2b: Tümör prostatın bir yanının yarısından fazlasında yer teşkil etmekte.

T2c: Tümör prostatın her iki lobunda.

T3 a,b: Tümör prostat kapsülünü aşmış.

T4: Tümör komşu dokulara invaze

Gleason Skorlaması

Kanser hücrelerinin normal prostat hücrelerine göre farklılaşma ve büyüme hızını değerlendiren skorlamadır. Gleason skoru 2-10 arasındadır. Skor arttıkça tümörün agresifliğinin arttığı anlamına gelir.

Çok Düşük Riskli Prostat Kanseri: T1c  evre PSA < 10; Grade group 1

Düşük Riskli Prostat Kanseri: T1-T2a evre ve Gleason skoru ≤6 ve PSA ≤10

Orta Riskli Prostat Kanseri: T2b evre ve/veya Gleason skoru =7 ve/veya 10< PSA ≤20

Yüksek Riskli Prostat Kanseri: ≥T2c evre veya Gleason skoru 8–10 veya PSA >20

Çok Yüksek riskli Prostat Kanseri: T3b-T4; primer gleason patern 5

Evre 1: Kanser, prostatla sınırlıdır ve prostatın bir kısmına yayılmıştır.

Evre 2: Prostatla sınırlı ancak evre 1’den daha ileri.

Evre 3: Kanser prostat kapsülünde

Evre 4: Kanser prostat dışına uzak lenf nodlarına ve organa yayılmış.

Prostat kanseri nasıl tedavi edilir?

1. Hormon azaltıcı veya ortadan kaldıran tedaviler

Prostat kanser hücreleri gelişmek için erkeklik hormonunu olan testosteronun uyarısına ihtiyaç duyar. Bu tedavi ile PSA yüzde 80-90’lara varan oranlarda azalma gösterir.

a) Orşiektomi (cerrahi hadım): Testisler, erkeklik hormonlarının en önemli kaynağıdır. Bu yöntemde testisler ameliyatla çıkarılmaktadır.

b) Beyinde testosteron üretiminin sinyalini durduran ilaçlar: Bu ilaçların bir kısmı santral sinir sistemindeki hipofiz adlı bezi önce üretimi arttıracak uyarı yüklemesi yapar, daha sonra da azaltarak testislerde testosteron yapımını ortadan kaldırırlar. Bu ilaçlar ayda bir veya 3 ayda bir enjeksiyon şeklinde uygulanmaktadır. Goserelin – Loprolid Asetat çeşitleri en sık kullanılır. Ya da hipofiz adlı bezi direkt fonksiyon kaybı yaptırarak testosteron üretimini durdururlar. Bu yöntemin formuda Degarelix aylık olarak cilt altı enjeksiyon şeklinde uygulanan iğnedir.

c)  Böbrek üstü bezinde hormon üretiminin baskılanması: Prostat kanseri hücreleri az da olsa erkeklik hormonu üretir ebiraterone asetat adlı ilaç bunu engeller. Abirateron her gün hap şeklinde alınan bir ilaçtır. Ayrıca aynı grupta biraz daha farklı özelliklerle etki eden yine hap şeklinde olan Enzalutamide , yeni nesil apalutamide, darolutamide adlı bir ilaçlar da vardır.

d)  Erkeklik hormonunu etkinlik gösterme alanlarını kapatarak etkisini ortadan kaldıran ilaçlar, flutamide, bicalutamide adlı ilaçlardır. Her gün alınan hap şeklinde kullanılırlar.

Azalmış veya kaybolmuş cinsel istek, penis ve testislerde küçülme, ateş basması, meme hassasiyeti ve meme dokusunda büyüme, kemik incelmesi, kansızlık, kas kütlesi kaybı, kilo alımı, yorgunluk, depresyon olarak kendini gösterir.

2. Kemoterapi; Yayılma döneminde Kabazitaksel , DosetakseL, Sisplatin - Etoposid  gibi tüm bölünen hücreler üzerine toksik ve damardan verilen ilaç tedavileridir.

3. Genetik olarak hastalık tekrarlama riski kanıtlanmış BRCA 1- 2 adı verilen DNA tamir proteini hasarı olan hastalarda, genetik onarım sisteminden kaçan genetik materyalleri PARP adı verilen DNA tamir yolağı sağlam ise yaşamına devam eder, eğer PARP yolağını dışarıdan verilen PARP yolak durdurucuları olan veliparip, olaparip, niraparip ile müdahale edilirse, hasarlı genetik materyal ölüm yoluna gider ve hasar ortadan kalkar.

4. İmmünoterapi; Yayılmış aşamadaki diğer kanserlerde olduğu gibi özellikle bir grup hastada etkinlik göstermektedir.

5. Kemik yapısını güçlendiren ilaçlar; Zoledronik asit, Denosumab en çok kullanılanlardır.

6. Işın tedavisi; Metastaz öncesi ve metastaz evrelerinde çeşitlik basmaklarda kullanılırlar.

7. Prostat cerrahisi; Açık, laparoskopik veya robotik yolla yapılması; Yöntemine cerrah ve hasta birlikte karar veriyor. Bu ameliyat tüm prostat bezi çıkarılması işlemidir.

8. Radyoaktif maddelerle tedavi, yayılmış evredeki özellikle kemik ve lenf bezi ağırlıklı tutulumu olan hastalarda bir kısmı onaylanmış bir kısmı deneysel kullanılmaktadır.  Rad. 223 tedavisi, Lutesyum tedavisi, Aktinyum 225 tedavisi gibi.

Cerrahi ve ışın tedavisinin uzun vadeli yan etkileri; Ereksiyon problemleri hastaların yarısından fazlasında görülmektedir; İdrar kaçırma çok az hasta grubunda bu sorun oluşmaktadır. Çoğu 6 aylık bir zaman sonunda düzelmektedir.

Prostat kanseri taraması

Bu kanser türü, herhangi bir belirtiye sebep olmadan yıllarca fark edilmeden devam eden bir hastalık olabilir ve ilerlemiş vakalarda, yaşamsal risk taşımaktadır. Her kanser türünde olduğu gibi prostat kanserinde de erken teşhis ile yaşam kaybı oranları azaltılabilir. Ayrıca, erken evrede tedavi edilen prostat kanserinde tedaviye bağlı yan etkiler minimum düzeyde görülmektedir. Kanserden korunma ve yüksek kanser riski taşıyan kişilere uygun tarama yöntemlerine ilgi her geçen yıl artmaktadır. Çünkü tedavi edilebilen kanserlere erken tanı konması veya kansere karşı en iyi tedavinin her şeyden önce korunmak olduğu bilincine varılmıştır.

Taramanın amacı; hastalığın tanısının erken bir aşamada, belirtiler başlamadan önce konulmasıdır. Böylece kanserin tedavi edilmesi daha olası olur. Tarama gerçekleştirilmeden önce uygulanılacak kesin bir test olmalıdır. Sağlıklı bir erkeğin yaşam boyu bu kansere karşılaşma ihtimali %15-20’dir. Bu durum hastalığın erken tanı konmasının önemini ortaya koyar.

Tarama sınır yaşı;

Riskli olmayan erkeklerde 50 yaş

Yüksek riskli hastalarda (1.derece yakınında prostat kanser öyküsü bulunan hastalar ve siyah ırk)  40-45 yaş

Prostat kanserinde tarama testleri;

  • Prostat spesifik antijen (PSA) olarak bilinen protein seviyesini ölçen kan testi,
  • Dijital-rektal (parmakla makattan) muayene ile yapılmaktadır.

 

İçerik aşağıdaki linkten alınmıştır.
https://www.kanser.org/saglik/toplum/kanser-turleri-alt-kategori/prostat-kanseri-nedir

Referanslar :
1.
 
MERCURY KODU : IOTR20NP00163 – 02/2020